26 Nisan 2016 Salı

Cilt Kanseri İçin Bitkisel Tedaviler

Cilt kanseri en yaygın kanser türlerinden birisi. Fakat aynı zamanda eğer erken teşhis edilirse tedavisi en kolay kanser türlerinden biridir. Cilt kanserinin oluşumun güneşin zararlı etkileri, sigara, stres gibi faktörlerin etkisi bulunmaktadır. Cilt kanseri tedavisinde bitkisel tedavi seçenekleri normal tıbbi tedavinin yanında uygulanabilir. Bitkisel çözümler ayrıca cilt kanserini önlemede de kullanılmaktadır.
Cilt kanserini önleme ve tedavi etmede aşağıdaki bitkisel çözümleri uygulayabilirsiniz.

 1. Cildinizde kanserli hücrelerin gelişmesini önlemek için güneşli havalarda cildinize düzenli olarak aloe uygulayabilirsiniz. Aloe aslında uzun zamandır güneş yanıklarını önlemede, hafifletmede ve rahatlama sağlamada kullanılmaktadır. Bununla birlikte bu bitkisel ürün antihistamin içerir. Antihistaminler kanseri besleyen birkaç kimyasalın üretimini engeller. Güneşe maruz kalmadan önce veya güneşe maruz kaldığınızda mutlaka aloe uygulayın. Aloe önemli bir E vitamini kaynağıdır ve cildi kanserli oluşumlara karşı korur.

 2. Sağlıklı bir diyet uygulayın ve bu diyette keten tohumuna mutlaka yer verin. Keten tohumu cildi kansere karşı koruyan ve hatta kanserli cilt hücrelerinin akciğerlere sıçramasına engel olan lignan denen maddeler içerir.

 3. Cildinizdeki kanserli bölgelere günde 2 defa lapa haline getirilmiş zerdeçal uygulayın. Zerdeçal aslında yüzyıllardır tıbbi amaçlı olarak kullanılmaktadır. Zerdeçal kurkumin olarak adlandırılan bir madde içermektedir. Kurkumin maddesi güçlü bir antioksidandır ve ciltteki kanserli hücreleri minimize etmede rol oynar. Ayrıca vücuttaki toksinleri dışarı atarak gelecekteki olası bir kanser oluşumunu da engellemeye çalışır. Zerdeçal lapasını yapmak içn zerdeçalı suyla birlikte iyice ezin ve lapa haline getirin. Sora hazırladığınız bu karışımı cildinizdeki kanserli bölgeye sürün ve bu şekilde 10 – 15 dk kadar bekleyin. Süre bitiminde ılık suyla iyice yıkayarak durulayın.

Cilt kanserinde cerrahi tedavi nasıl uygulanır?

Cilt kanseri tedavisi temel olrak cerrahi işlem uygulanmaktadır. Hastalar özellikler cerrahi tedaviye girmek istemiyorlar fakat kesinlikle cilt kanseri tedavisinde cerrahi operasyon gereklidir. Cerrahi işlemde önce bir tanı koyulması gerekmektedir.

 Kanser tipini tahin etmek için küçük bir biyopsi yapılabilir, kanserin tipine göre , boyutuna göre tamamen çıkartılabilir. Kanserin türüne göre cerrahi operasyonlar uygulanmaktadır. Kanserin tipine ve derinliğine göre değişir. Hastaya ikinci bir cerrahi işlemde uygulanabilir.

 Kanserin boyutu çok büyük değilse cerrahi operasyonda çok küçüktür. Aynı zamanda cilt kanseri olabilecek bir beni çıkarmak çok kolaydır.10-15 dakikalık bir işlemdir.

Cilt Kanserinde Kişiye Özel Tedavi - Tümörün Boyutu, Yerleşimi ve Yaş Faktörü Tedavi Yöntemini Etkiliyor



Genellikle baş ve yüzde görülen melanom dışı cilt kanserlerinin tedavisinde, ağırlıklı olarak cerrahi girişim uygulanıyor. Radyoterapi ve lokal kemoterapi gibi farklı tedavi seçeneklerinin de bulunduğu bu kanser türünde; kişinin yaşı, derisinin iz bırakma özelliği, genel durumu, tümörün yerleşimi, büyüklüğü ve lenf bezlerine yayılma durumu tedavi seçimini etkiliyor.

 Araştırmalar, her 10 yılda bir cilt kanseri görülme sıklığının yüzde 2 oranında arttığını gösteriyor. Ülkemizde ise kadın ve erkekte 3. sırada en çok rastlanan kanser türü olarak yer alıyor. Cilt kanserine zemin hazırlayan etkenlerin başında güneş geliyor. Kronik yaralar, deri tüberkülozu, instabil yara/yanık izleri de cilt kanserlerini tetikleyen faktörler arasında bulunuyor. Cilt kanserinin 3 tipinin bulunduğunu belirten Neolife Tıp Merkezi Danışman Hekimi, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sıdıka Kurul, “Cilt kanserlerinin çoğunluğunun bazal veya spinal hücreli olup; bu kanser türlerine genellikle baş, yüz ve kollar gibi vücudun güneş gören bölgelerinde rastlanıyor. Vücudun görülebilen yerlerinde olduğu için erken teşhis edilebiliyor, dolayısıyla tedavi şansı artıyor.” diyor.

 Cerrahi tedavide kanserli dokunun tümüyle kalıntı bırakmadan yeterli, emniyeti sağlayacak genişlikte ve derinlikte çıkarılması amaçlanıyor. Böylece kanserin tekrar ortaya çıkma ihtimali neredeyse sıfırlanıyor. Seçilen tedavi şeklinde; tümörün yok edilmesine (lokal kontrol), estetik açıdan iz kalmamasına ve işlev kaybına neden olmayacak şekilde tedavinin gerçekleştirilmesine dikkat etmek gerekiyor. Cilt kanserlerinin çoğunun güneş ışınına fazla maruz kalan yüz bölgesinde görüldüğü göz önüne alınırsa, tedavi planlanmasının önemi de kendiliğinden ortaya çıkıyor. Hastanın yaşı, derisinin iz bırakma özelliği, genel durumu, tümörün yerleşimi, büyüklüğü ve lenf bezlerine yayılma olup olmaması da tedavi seçimini etkiliyor.

 Kurul; hastaya tek tip tedaviyi dayatmak, bu tedavi modelinin yol açabileceği estetik ve fonksiyonel sonucu bir kader gibi sunmak yerine; tedavi şekillerinin anlatılmasını, tartışılmasını hatta gerekirse konsültasyonlar yapılmasını tavsiye ediyor. Her hasta için en uygun, diğer bir deyişle kişiye özel tedavi planlanmasının mümkün olduğunun altını çiziyor. Ancak hangi tedavi yöntemi tercih edilirse edilsin mutlaka melanom dışı cilt kanseri tanısının patoloji ile kanıtlanması gerekiyor. Cerrahi ve radyoterapi açısından küçük tümörlerin tedavisinde genellikle sorun olmadığına ve deneyimli kişiler tarafından uygulandığında tümör kontrolü sonuçlarının birbirine yakın olduğunu söyleyen Kurul, orta ve büyük tümörlerde ise en uygun tedavi kararı için acele edilmemesine dikkat çekiyor.

 Cilt kanserinde ilk başvurulan tedavi yöntemi, cerrahidir. Cerrahi tedaviyle oldukça yüksek oranda başarı sağlanabiliyor. Tümörün büyüklüğü, tipi, yerleşim yeri ve tekrar eden tümör olup olmaması tedavi açısından önem taşıyor. Buradaki kritik nokta ise, tümörün lokal kontrolü ile birlikte tedavinin estetik ve fonksiyonel açıdan en iyi sonucu verecek şekilde planlanması. Cerrahi girişim sonrası fazla iz kalıyor ve ciddi bir yan etki olmadan tümörün ışın ile kontrolü sağlanabiliyor ise primer tedavi modeli olarak radyoterapi tercih edilebiliyor. Yanakta, alında veya burun sırtında görülen melanom dışı cilt kanseri, özellikle bazal hücreli ise radyoterapi ile çok başarılı bir şekilde tedavi ediliyor. Küçük tümörlerin tedavisinde ise kriyocerrahi yöntemi tercih edilebiliyor. Sıvı nitrojenin tümör üzerine uygulandığı tedavide, anormal hücreler ölüyor. Buzların çözülmesinden sonra ise ölü dokular vücuttan ayrılıyor.

 Küretaj olarak adlandırılan tedavi yönteminde ise, kanserli bölge kaşık şeklindeki bir küretle kazınıyor, özel bir cihazdan sağlanan elektrik akımı ile kanama durduruluyor ve kanser hücreleri öldürülüyor. İşlemin sonunda ciltte düz, beyaz bir iz kalıyor. Yüzeysel cilt kanserlerinde krem ya da losyon şeklindeki uygulanan lokal kemoterapi de bir seçenek olarak değerlendiriliyor.